Açlığı Bastırmak İçin Ne Yemeli? Felsefi Bir Bakış Açlık, yalnızca biyolojik bir ihtiyaç değil, aynı zamanda insanın varoluşsal bir sorunudur. Bu yazıda, açlık olgusunu sadece fiziksel bir eksiklik olarak değil, aynı zamanda etik, epistemolojik ve ontolojik düzeyde bir kavram olarak ele alacağız. Bir filozof olarak, açlık meselesi üzerine düşündüğümüzde, sadece mideyi doyurmak değil, aynı zamanda neyin ve nasıl yenmesi gerektiği sorusu da bizi derinlemesine düşündürür. Felsefi bir bakış açısıyla, açlık sadece bedensel bir acıdan ibaret değildir; açlık, insanın varoluşsal koşullarına dair bir sorgulama ve arayıştırır. Peki, açlığı bastırmak için ne yemeliyiz? Açlık ve Etik: Ne Yediğimizin Ahlaki Boyutu Açlık, bedensel…
8 YorumEtiket: de
Öğrenmenin Işığında Bir Bakış: SGK Gözlük Parası Ne Kadar? Gözlerimiz dünyayı öğrenmemizin en temel araçlarından biridir. Bir eğitimci olarak her zaman düşünürüm: “Bir çocuk tahtadaki yazıları seçemiyorsa, öğrenmeye nasıl odaklanabilir?” Görme sağlığı, yalnızca fiziksel bir ihtiyaç değil, aynı zamanda bilişsel gelişimin de temelidir. Bu yazıda, hem bireysel öğrenme süreçlerine hem de toplumsal adalete dokunan bir konuya eğileceğiz: SGK gözlük parası. Görme ve Öğrenme Arasındaki Pedagojik Bağ Öğrenme teorileri bize gösterir ki, bilgi edinme süreci yalnızca zihinsel değil; duyusal bir deneyimdir. Jean Piaget’nin bilişsel gelişim kuramında olduğu gibi, öğrenme çevreyle etkileşim içinde şekillenir. Göz, bu etkileşimin en güçlü araçlarından biridir. Gözlük…
4 YorumGöbeğini Sallayan Adam Kaç Takipçisi Var? Dijital Ritüellerin Antropolojisi Kültürlerin çeşitliliğine hayran bir antropolog olarak şunu fark ediyorum: İnsan, nerede olursa olsun kendini ifade etmenin yollarını bulur. Kimi bunu dansla, kimi müzikle, kimi de dijital bir ekranın karşısında bedenini ritme bırakarak yapar. “Göbeğini sallayan adam” ifadesi, ilk bakışta bir sosyal medya esprisi ya da viral bir figür gibi görünebilir. Ancak bu olgu, modern dünyanın ritüel anlayışına, kimlik inşasına ve topluluk davranışlarına dair çok daha derin bir anlam taşır. Peki, göbeğini sallayan adam kaç takipçisi var? sorusu sadece sayısal bir merak mı, yoksa çağımızın toplumsal aidiyet biçimlerini anlamak için bir ipucu…
8 YorumNiğde’nin Eski Adı Niğde, Türkiye’nin merkezi ve orta Anadolu bölgesinde bulunan bir il. Niğde‘nin eski adı, özellikle tarihçiler tarafından kullanılan ‘Kotyora’ olarak bilinmektedir. Kotyora, Niğde’nin Eski Adı Kotyora, Niğde’nin eski adı olup, Bizans döneminde ‘Kotyora’ olarak bilinen bölgenin adı, 12. yüzyılda Türkler tarafından ‘Niğde’ olarak değiştirilmiştir. Kotyora, Bizans’ın ‘Kotyōrōn’ kentinin bir kolonyası olup, Türkler tarafından kurulduğu tarihte ‘Niğde’ olarak anılmıştır. Niğde’nin Tarihçesi Niğde, Türkler tarafından feth edildiği tarihten bu yana, çok sayıda kültür tarafından beşik olarak kullanılmıştır. Özellikle Bizans ve Selçuklu imparatorlukları, Niğde’ye büyük önem vermiştir. Niğde, Bizanslıların kurduğu bölgenin merkezi olarak hizmet etmiş, Selçuklu döneminde de önemini korumuştur. Niğde’nin…
Yorum BırakAgulama Dönemi Nedir? Agulama dönemi, kültürel değişimleri ve çatışmaları gösteren Türk kültür tarihinin önemli bir bölümüdür. Agulama dönemi, Türk tarihinde önemli bir dönem olarak kabul edilir. Bu dönem, Türklerin göç yollarını kullanarak Avrupa’ya ve Anadolu’ya yayılmalarının başladığı dönemdir. Bu dönem, Orta Asya’daki Türk devletlerinin yıkılması ve Çin’deki Türk hakimiyetinin sona ermesiyle başlamıştır. Agulama döneminde, Türklerin kültürel olarak çeşitli değişimler yaşamıştır. Orta Asya’da ülkelerinin yıkılmasından sonra Türkler, çeşitli Avrupa ve Anadolu topluluklarıyla etkileşime girmişlerdir. Bu etkileşimler, Türklerin kültürlerinde önemli değişimlere yol açmıştır. Özellikle Anadolu’daki Türk topluluklarında, Türk kültüründen çok Anadolu kültürünün etkisi görülmüştür. Türklerin etkileşimleri, kültürlerini değiştirmelerine ve yeni gelenekler kazanmalarına…
Yorum Bırak