Gurk Basmak Ne Demek? Edebiyatın Sessiz Metaforlarından Birine Yolculuk Kelimeler, sadece seslerden ibaret değildir; bazen bir kültürün derin hafızasını, bazen de insan ruhunun görünmeyen katmanlarını taşır. “Gurk basmak” ifadesi de bu türden, gündelik hayattan süzülüp edebiyatın iç dünyasına karışan kelimelerden biridir. Bir edebiyatçı olarak her kelimenin ardında bir hikâye, her deyimin ardında bir duygusal evren görürüm. “Gurk basmak” yalnızca bir tavuğun içgüdüsel davranışı değil; insanın içsel çağrısına, sabrına ve üretkenliğine dair bir metafordur. Dil ve İmge: Kelimenin Edebî Dönüşümü Gurk basmak, yüzeyde bir tavuğun yumurtalarına oturup kuluçkaya yatması anlamına gelir. Ancak dilin büyüsü burada devreye girer. Bu deyim, Anadolu’nun sessiz…
Yorum BırakSıcacık Bilgi Molası Yazılar
Hatun Kelimesi Hangi Dil? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Yolculuk Bazı kelimeler, tarih boyunca dilden dile geçerken anlamlarını da duygularını da taşır. “Hatun” da onlardan biridir. Bu kelimeyi duyduğumuzda zihnimizde hem tarihî bir zarafet hem de güçlü bir kadın figürü canlanır. Peki “hatun” kelimesi hangi dilin mirasıdır? Sadece bir hitap biçimi mi, yoksa kültürlerin birbirine karıştığı bir yolculuğun sözcüğü mü? Gel, bu kadim kelimenin izini birlikte sürelim. — Hatun: Diller Arası Bir Köprü “Hatun” kelimesi, köken olarak Eski Türkçeye dayanır. Göktürk Yazıtları’nda ve Uygur metinlerinde “katun” ya da “qatun” biçimlerinde geçer. Bu haliyle kelime, hükümdarın eşi, soylu kadın ya da…
Yorum BırakAlevilik’te Gülbenk Ne Demektir? Antropolojik Bir Yaklaşım Bir antropolog olarak farklı inanç sistemlerinin sembollerine, ritüellerine ve sözlü geleneklerine her zaman büyüyle yaklaşırım. Çünkü bu unsurlar, bir toplumun ruhunun aynasıdır. Alevilik’te gülbenk kavramı da bu aynalardan biridir; hem dua hem kimlik, hem topluluk hafızası hem de kültürel sürekliliğin taşıyıcısıdır. Bu yazıda, gülbenklerin Alevi toplulukları içindeki yerini, sembolik anlamını ve antropolojik önemini ele alacağız. Gülbenk: Sözün Ritüele Dönüştüğü Nokta Alevilik’te gülbenk, çoğunlukla cemlerde, lokmalarda, kurban törenlerinde veya özel ibadetlerde dile getirilen dua, niyaz veya temennidir. Ancak bu tanım, gülbenkin derinliğini tam olarak karşılamaz. Antropolojik açıdan gülbenk, sözün kutsal bir güce dönüştüğü, toplumsal…
Yorum BırakHunhar Ne Demek TDK Sözlük? Ekonomik Tercihlerde Merhametin Bedeli Kaynakların sınırlı, ihtiyaçların ise sınırsız olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Her karar, bir başka tercihten vazgeçmeyi gerektiriyor. Bu durum yalnızca üretim ve tüketimle değil, insan doğasının iktisadi yönüyle de ilgilidir. Bir ekonomist olarak bazen piyasalara, rekabete ve kazanç hırsına bakarken şu soruyu düşünürüm: “Acaba biz ekonomik kararlarımızda hunharca mı davranıyoruz?” İşte tam bu noktada, kelimelerin derin anlamlarıyla ekonominin soğuk denklemleri kesişir. — Hunhar Ne Demek? TDK Sözlüğüne Göre Anlamı TDK Sözlüğü’ne göre “hunhar” kelimesi; vahşi, gaddar, acımasız, yırtıcı anlamlarına gelir. Bu tanım ilk bakışta duygusal bir nitelik taşısa da, ekonomi perspektifinden bakıldığında…
Yorum BırakGöbeğini Sallayan Adam Kaç Takipçisi Var? Dijital Ritüellerin Antropolojisi Kültürlerin çeşitliliğine hayran bir antropolog olarak şunu fark ediyorum: İnsan, nerede olursa olsun kendini ifade etmenin yollarını bulur. Kimi bunu dansla, kimi müzikle, kimi de dijital bir ekranın karşısında bedenini ritme bırakarak yapar. “Göbeğini sallayan adam” ifadesi, ilk bakışta bir sosyal medya esprisi ya da viral bir figür gibi görünebilir. Ancak bu olgu, modern dünyanın ritüel anlayışına, kimlik inşasına ve topluluk davranışlarına dair çok daha derin bir anlam taşır. Peki, göbeğini sallayan adam kaç takipçisi var? sorusu sadece sayısal bir merak mı, yoksa çağımızın toplumsal aidiyet biçimlerini anlamak için bir ipucu…
8 YorumTDK “Hava Yolu” Nasıl Yazılır? Bir Hikâyenin İçinden Cevap Bir yaz akşamı, dostlarla oturmuş sohbet ediyorduk. Masada dil üzerine konuşmalar açıldığında, konu birdenbire “TDK’ya göre hava yolu nasıl yazılır?” sorusuna geldi. Belki kulağa basit bir detay gibi geliyor ama dilin incelikleri bazen hayatın kendisi kadar anlam yüklüdür. İşte o akşam, bu soruya verdiğimiz farklı tepkiler, bize sadece dil bilgisi değil, aynı zamanda bakış açılarımız hakkında da çok şey anlattı. — Bir Masanın Etrafında İki Karakter O masada iki kişi vardı ki, yaklaşımları çok farklıydı. Mert, çözüm odaklı ve stratejik düşünen bir adamdı. Soruyu duyar duymaz telefonu eline aldı, “TDK sözlüğüne…
8 YorumGerze: Bir Yerin Edebiyatla Dokunan Hikayesi Bir yerin kelimelerle tarif edilmesi, zamanın dokusuna dokunmak gibidir. Her sözcük, o yerin ruhunu bir nebze de olsa açığa çıkarır. Her anlatı, bir toprağa basarken duyduğumuz toprak kokusunun, o yerin hayalini yaratma gücünü taşır. Gerze de tam bu anlamda, kelimelerin dönüştürücü gücüyle şekillenen, bir öykünün derinliğinde varlık bulmuş bir yer olarak karşımıza çıkar. Gerze, Karadeniz’in hırçın sularının sakin kıyısında, deniz ile dağların buluştuğu bir köy değil sadece; o, bir yerdir, aynı zamanda bir öyküdür. Edebiyatla yoğrulmuş bir yer… Burada her taşın, her rüzgarın, her dalganın bir hikâyesi vardır. Bazen bu hikâyeler yalnızca okyanusun ötesine…
8 YorumBennen Ne Demek? Bir Dilsel Yolculuk Bir Tarihçinin Gözünden: Geçmişi Anlamak Tarihçi olmanın en güzel yanlarından biri, dilin insanlık tarihiyle nasıl iç içe geçtiğini görmektir. Kelimeler, sadece anlam taşıyan semboller değil, aynı zamanda bir toplumun kültürünü, değerlerini, düşünsel dünyasını yansıtan zamanın izleridir. Bugün, kelime dağarcığımıza baktığımızda, birçoğumuzun en çok merak ettiği kelimelerden biri de “Bennen”dir. Birçok kişi, bu kelimenin tam olarak ne anlama geldiğini anlamakta zorlanabilir, ancak bu kelimeye dair anlamı çözümlemek için tarihsel süreçlere ve toplumsal dönüşümlere göz atmak, oldukça ilginç bir perspektif sunuyor. Bennen’in Kökenleri ve Tarihsel Süreç Türkçe’nin zengin tarihi, pek çok kelimenin zaman içinde nasıl evrildiğini…
Yorum BırakMüktesebat Hakkı Ne Demek? (Cesur Bir Eleştiri ve Net Bir Ayrım) “Bir hakkı kazandım, artık kimse dokunamaz.” Bu cümleyi kaç kez duyduk? Ama sorunun kalbi şurada: Gerçekten “kazanılmış hak” mı, yoksa dilimize yerleşmiş bir bulanıklığın ürünü mü konuştuğumuz? “Müktesebat hakkı” ifadesi, kulağa gösterişli gelse de kavram kargaşası yaratıyor; çünkü “müktesebat” genel olarak “toplanmış normlar bütünü”nü (örneğin AB müktesebatı) anlatırken, bireyin elindeki somut “kazanılmış hak” için doğru terim “müktesep hak”tır. İşte tam da bu yüzden cesur bir düzeltmeye ve eleştirel bir bakışa ihtiyacımız var. Özet: “Müktesebat hakkı” denildiğinde çoğu kez kastedilen “müktesep/kazanılmış hak”tır: Hukuki dayanağı tamamlanmış, kişiye tanınmış ve geriye yürütülemeyecek…
Yorum BırakÖlçek Nedir? Ekonomik Perspektiften 4 Sınıfın Analizi Kaynakların sınırlılığı, ekonominin temel ilkelerinden biridir. İnsanlar, firmalar ve devletler, sınırlı kaynakları en verimli şekilde kullanabilmek için çeşitli seçimler yapmak zorundadır. Bu seçimler, yalnızca bireylerin değil, tüm toplumu etkileyen sonuçlar doğurur. Her seçim, başka bir alternatifin kaybı anlamına gelir. Bu noktada, ekonomide “ölçek” kavramı devreye girer. Ölçek, ekonomiyi anlamada hayati bir öneme sahiptir. Ancak, ölçek yalnızca büyüklük ya da küçük birimler değil; çok daha derin ve çok yönlü bir kavramdır. Ekonomide ölçek, dört temel sınıfta ele alınabilir: mikro, mezo, makro ve global ölçekler. Bu yazıda, “ölçek nedir?” sorusuna cevap ararken, ekonomi perspektifinden bu…
Yorum Bırak